Düşmedim ama ayakta da değilim: Yüksek İşlevli Kaygı

Yüksek İşlevli Kaygı: Başarılı Ama Huzursuz Olmak

Yüksek işlevli kaygı, kişinin günlük yaşamını sürdürebildiği, hatta çoğu zaman başarılı göründüğü halde içsel olarak yoğun bir kaygı yaşaması durumudur. Dışarıdan bakıldığında “disiplinli”, “çalışkan”, “mükemmeliyetçi” ya da “sorumluluk sahibi” olarak tanımlanan bu kişiler, iç dünyalarında sürekli bir tetikte olma haliyle yaşarlar.

Bu nedenle yüksek işlevli kaygı çoğu zaman fark edilmez.

Yüksek İşlevli Kaygı Nedir?

Kaygı bozuklukları denildiğinde genellikle panik atak, sosyal fobi ya da belirgin kaçınma davranışları akla gelir. Ancak yüksek işlevli kaygı yaşayan bireyler işlerini bırakmaz, sosyal hayattan çekilmez ve çoğu zaman performansları düşmez.

Aksine, kaygı onların üretkenliğini artırabilir.

Fakat bu üretkenlik; içsel bir rahatlıktan değil, hata yapmaktan, yetersiz görünmekten ya da kontrolü kaybetmekten duyulan korkudan beslenir.

Belirtileri Nelerdir?

Yüksek işlevli kaygı yaşayan kişilerde sık görülen özellikler:

  • Sürekli zihinsel meşguliyet

  • Dinlenirken bile suçluluk hissetme

  • Mükemmeliyetçilik

  • Kontrol ihtiyacı

  • “Yeterince iyi değilim” düşüncesi

  • Gevşeyememe

  • Başarıya rağmen içsel tatminsizlik

Bu kişiler genellikle “başarılı ama huzursuz” olarak tanımlanabilir.

Neden Oluşur?

Yüksek işlevli kaygı çoğu zaman erken dönem deneyimlerle ilişkilidir. Değer görmek için başarılı olmak gerektiğini öğrenmiş bireylerde, kaygı bir motivasyon aracına dönüşebilir. Sevgi, onay ya da kabul; performansla ilişkilendirilmiş olabilir.

Bu durumda kişi için durmak tehlikelidir.
Çünkü durduğunda “yetersizlik” duygusu görünür hale gelir.

Yüksek İşlevli Kaygı Bir Avantaj mı?

Kısa vadede üretkenliği artırabilir.
Uzun vadede ise tükenmişlik, ilişki problemleri ve kronik huzursuzluk yaratabilir.

Kişi güçlü görünür ama iç dünyasında sürekli bir alarm sistemi çalışır.

Terapi Sürecinde Ne Çalışılır?

Yetişkin terapisi sürecinde yüksek işlevli kaygı genellikle şu başlıklar altında ele alınır:

  • Özdeğer algısı

  • Mükemmeliyetçilik

  • Kontrol ihtiyacı

  • Başarı ile sevgi arasındaki bağ

  • Dinlenme ve suçluluk ilişkisi

Amaç kaygıyı tamamen yok etmek değil, kişinin değerini performanstan ayırabilmesini sağlamaktır.

Çünkü huzur, sürekli tetikte kalarak inşa edilmez.

Eğer siz de dışarıdan güçlü ama içeride huzursuz hissediyorsanız, bu durum değiştirilebilir. İstanbul’da yüz yüze ya da online yetişkin terapisi için iletişime geçebilirsiniz.

Klinik Psikolog Alara Şevval Keskin

Previous
Previous

Sevilmeye Değer Olduğunu Kanıtlamaya Çalışmak

Next
Next

14 Şubat Yaklaşırken: Sistemi düşünmeden bireyi düşünmek